Archive for ‘konser’

April 12, 2013

Dum Dum Mondays

tumblr_mke54sTKVh1re3hd9o1_1280

Dum Dum Mondays

January 7, 2013

In a Manner of Grumbling

tumblr_lpfq0rW2Qf1r0ljiko1_1280

İnsanların nefretle beslendikleri bir dünyada atılan laflara kanmak istemiyorum. Bu nefretin onları büyütmesini görmek de istemiyorum. Çalışan insanın emeğine saygı göstermemeleri gibi bu kolaycılığın prim yapmasını da affedemiyorum. Piyasa içinde varlığı erimeye yüz tutması gereken kişileri acilen saygıya davet ediyor, bizleri bu oyunun içine sokmaya çalışanları esefle kınıyorum.

November 9, 2012

Radiohead’li Bir Hikaye

Amsterdam’da bir barda oturuyoruz. Klasik, yerel barlardan. Bilmiyorum kaç senelik ama yapıldığı günden beri bir sandalyenin yerini bile değiştirmemişler belli. Birini bulmam lazım, orada çalışıyormuş. Daha önce hiç gitmediğim bir bar, hiç tanımadığım birileri. Vakit geçirmek için satılan tüm biraların tadına bakıyorum. Fazla aromalı, az alkollü demeden içiyorum hepsini. Sonra sigara için çıkılan sokakta bir çiftle tanışıyorum. O gece şehirde gerçekleşen Radiohead konserine geliyor muhabbet. Tüm biletleri tükenmiş, yoksa çok gitmek isterlermiş hatta zamanında The Smiths konserine bile gitmişler ön grubu da Birthday Party’miş (yazar burada kıskançlık krizine girer).

İlerleyen vakti bahane edip evlerine giden Hollandalı’ların bisikletlerinin yerine bir başka kişi gelip park etti. Beklediğimiz rock star sonunda gelmişti. Biz tam kayıtlardan, albümün çıkış tarihinden bahsetmeye başlamışken içeri takım elbiseli biri girdi. Taşıyabileceği kadar şişeyi sırtlanıp gitti. Barda duran Jack’in fasulye sırığı barmene ne oldu diye sordum. Radiohead elemanları şuradaki oteldeymiş. Adamlar alkolsüz bira içiyormuş ama otelin barında kalmamış, o saatte açık bir yer …….. Gerisini hatırlamıyorum. Otele koşmak için fırlamamla yerime oturmam bir oldu. O rengarenk biraların tadı yeni çıkmıştı. Konuşmak değil yürümek bile imkansızdı. Ertesi sabah Amsterdam-Köln trenine atlayıp Radiohead’i turnenin bir sonraki durağında yakaladık. Evet belki tanışamadık ama her canlının görmesi gereken bir konser izledik.

Bu mavi kıyafetli tavşanı da Amsterdam’dan aldık, Deniz’e hediye. Aklınızda olsun, adını unuttuğum bu oyuncak Amsterdam’ın gülüdür, kaşıkçı elmasıdır.

November 9, 2012

Mosh Pit

Dan Witz, Big Mosh Pit
Oil on Canvas

December 9, 2011

Sen Hangi Konsere Gidersin II?

Peki 50’lerin sonunda Amerika’da olsaydık, hapse girip Johnny Cash dinler miydik?

December 9, 2011

Sen Hangi Konsere Gidersin?

80’lerde, New York’ta yaşıyor olsaydık akşam Suicide konserine giderdik di mi?

 

December 8, 2011

May I Knock You Out?

November 10, 2011

Görüntülü Radyo Eksen Şeysi

Sene başında Büyük Ev Ablukada bize gelmişti. Böyle bir şeylerdi işte.

September 9, 2011

Konser İstekleri III: Bad Religion

https://gulsahguray.files.wordpress.com/2011/09/bad-religion-stranger-than-fiction.mp3

August 26, 2011

The Libertines Turneye Çıkıyormuş Ay Balam

Canımın için Pete Doherty hapisten salıverildi. Kankası Carl Barât’la dediler ki; gel önce bir İngiltere turnesi yapalım, ardından da ver elini Avrupa! Olursa bu dedikleri, Doherty de bıraktıysa gerçekten uyuşturucu işlerini, değmeyin keyfime. Çünkü onların ‘konsere çıktık’ dedikleri şey şu şekil oluyor. Ölürüm yemin ederim, ezilirim oralarda, avazın çıktığı kadar da bağırırım “If you’ve lost your faith in love and music, Oh the end won’t be long…”